Yeni Eski Mutfak
Eski kötü evinden temiz güzel bir eve taşınınca ahir ömründe bir oh diyeceğini sanmış ve yerleşip dinlenmeye başlamıştı titizli kadın. Derken bir baktı ki Bauhaus’ta zımpara reyonunu arıyor.
…ve sonra olaylar gelişmeye başladı.
***
Mutfak dolaplarım boyanmaya en elverişli malzemeden yapılmıştı ve ben ciddi anlamda antik mat beyaza boyayıp eskitme yapmak istiyordum. Düşünmekten kafamın içi talaş bağlamıştı ama korkuyordum.
Ya yarım kalırsa, ya dayanamaz bitiremezsem, ya bebelerim rahat vermezse, sonuçta kiracıyız ve bu dolap bize emanet bıdı bıdı bir sürü şey düşündüm. Mobilya boyama konusunda okumadığım post, denemediğim teknik kalmadı.
Astar veya zımparaya gerek olmadan her yüzeye tutunma özelliğine sahip, biz bılogırların chalk paint dediği ve fakat siz sıradan insanların daha önce adını bile duymadığı bir boya tekniği yüzünden 2 gün sağ kolumdan olmuşluğum bile var. Çünkü kendisi tam bir saat karıştırılan bir boya ve haramlar zıkkımlar olsun ki asla tutmuyor.
Ben bile daha chalk paintim yani.
***
En güzeli bir bilene sormak dedim ve mahalle nalburuna gittim.
Nalbur, zımpara makinesi olmadan mümkün değil yapamazsın dedi.
Demek mümkün değil, hmm…
Hemen idealist lerzan mutlu ruhum alevlendi ve bir işi bir insan yapabilmişse neden ben yapamayayım lan dedim. Lan kısmını içimden dedim çünkü iki çocuk annesi bir kişiyim. Ayıp bişi.
Hadi bakalım, Allah’ım sen bileğime güç ver deyip başladım en kalın zımparayla günde bir iki kapak zımparalamaya. İki çocukla ancak bu hızda ilerleyebilirdim çünkü.
***
(bu aralıkta çok çok tatsız şeyler yaşandı)
***
Sonra zımpara işi bitti. Yani en zor (olduğunu sandığım) kısım bitti. Meğer daha çekilecek çilem varmış.
HER BEYAZ AYNI BEYAZ DEĞİL
Mat beyaz mobilya boyasına biraz kahverengi ekleyip kırık beyaz bir renk elde ettim. Mat olmasını özellikle istedim çünkü feysbuk mutfak boyayıcılarından olmak istemiyordum, benim ideallerim vardı.
Her beyaz aynı etkiyi vermiyor.
Ben kantıri olacaktım.
Kantıri derken okul kantini olma ihtimalinden korksam da ilk kat boyayı sürerek başladım. Kuruyunca -kulpları da değiştireceğim için eski kulpların deliklerini mobilya macunuyla doldurdum.
Blogger bünyem şuanda bir resim eklemem gerektiğini söylüyor.
Bu kısım önemli:
Mobilya macunu kullanacaksanız astar veya ilk kat boyayı uyguladıktan sonra kullanmalısınız çünkü macun ahşaba değil boyaya tutunuyor-muş. Bir de ilk uygulandığında, yani macun nemliyken yüzey düzgün dursa da kurudukça kendini neredeyse yarı yarıya çekiyor. Mutlaka kurumasını bekleyip ikinci kat macunu sürmek gerek.
Bunu iş işten geçince anladığımda bana bi titreme geldi.
Sonra ikinci kat boyayı sürdüm ve boya kuruyunca ince bir zımparayla hafif bir zımparalama işlemi yaptım.
Bu işlem ister istemez kalan rulo izlerini yok ediyor ve pürüzsüz bir yüzey elde ediyorsunuz.
Sonra üçüncü kat boya ve sonra yine zımpara.
En son dördüncü kat boya. Zaten o noktadan sonra havlu atıyorsunuz. Ağlayasınız falan geliyor.
***
Bu işlemlerin hepsini balkonda yaptım ve bir gece balkonda kurumaya bıraktım.
Kuruyunca antik bir hava versin diye kapakların köşe ve kenar hattını zımparayla aşındırarak eskittim.
Fakat ne yapmak istediğim yeterince açık olmamış olsa gerek, halkımızın bir kısmı ”al bak buraları iyi boyayamamışsın” dedi. Önce bana bi gülme geldi sonra ağlaya ağlaya dövmek istedim.
En sonunda kapaklara bir dokunuş daha yapmam gerektiğine ikna oldum.
Ve üst kapakların tamamını ”alın gözünüz doysun” dercesine zımparaladım. Boyadığım 4 kat boya ve bir kat verniği tekrar zımparalarken, göz pınarlarımdan elmacık kemiklerime doğru yaşlar süzülüyordu.
***
Tüm işlemler bitince sprey mat vernikle boyayı sabitledim.
Çini desen folyoyu instagram'da bi sayfadan aldım ve fayansların üzerini bununla kapladım. Tezgahla birleşen yerlerine soğuk silikon uyguladım ki ebediyete kadar sökülmesin.
(Oldukça zengin bir insan olduğum için yurtdışından getirttiğim) kulpların montajını yine eşim yaptı.
Bu arada ben tam bir çini aşığıymışım hiç haber vermiyorsunuz. Görür görmez göz pınarım yandı aşktan. Resimde bir başka, canlı canlı bir başka güzeller.
Cidden bayıldımm, en çok fayanslarımı sevdim.
***
Kullandığım malzemeler :
*Dyo mat sentetik mobilya boyası
*Kahverengi renk tüpü
*En kalın ve en ince numaralı iki farklı zımpara
*Sünger rulo
*İnce fırça
*Mat sprey vernik
*Tiner
***
Sonuç olarak arkadaşlar ben bittim, arkadaşlar idealistlikten ölcem, do it yourselfmekten, makeovermaktan ölcem. İngilizce bilmeklerden ölcem arkadaşlar.
Artık maket ev bile yapmam tövbeler tövbesi dediğim bir çalışmamın detaylarını okudunuz.
Buyrun bu da resimleri,
Ölçüsünü yanlış sipariş ettiğim için folyoyu kesmek zorunda kaldım, en alttaki çiniler de bölünmek zorunda kaldı.
***
Beyaz soğuk silikonla folyo ve tezgahın birleşim yerlerini sabitledim.
***
Aliexpress’ten çok ucuza aldığım güzel kulplarım.
***
Kapıyı boyamadığımı falan düşünmediniz inşallah.

***
EMEK EMEK EMEK adlı çalışmam.

***
Bazı tospikler balkonu da boyamak gerektiğini düşünmüş.
Selam nalbur kardeş, mümkün müymüş?
Mümkünmüş.
Ok bye.
Yorumlar
Yorum Gönder