Pek Muhterem Ikea Hack Çalışmam
(Yazar başlıkta,farklı kültürleri homojen bir şekilde sentezlediğini kanıksatmayasdfghkl ÖF SUSUN)
Anlatacağım şey benim -şimdilik- ikinci büyük projem. Birincisi yüzünden hala sırtım ağrıyor!
Yeni evimizdeki yetersiz depolama alanından dolayı yeni bir konsol, büfe veya bünyesinde raf ve kapak barındıran herhangi bir mobilyaya son derece ihtiyaç duyuyordum. Dolapların içi sıkış tepiş olunca beni boğuyorlar çünkü.
Büyük sayılmayacak ölçülerde bir salonum var ve eşyalarım tam oturdu, fazladan bir sehpa desen ı-ıh istemiyordum. (Zaten istesem de beğenmeyeceğimden, beğendiğim şeyin de yüz elli milyar falan olacağından emindim.) Hem karnım doysun hem pastam dursun istiyordum; çünkü hayattan genel beklentim bu şekildedir.
Bir sağa döndüm, bir sola döndüm, deliye döndüm tadında bir aya yakın zaman geçti.
Derken kafamın içinde -ta daaa- bir ampul yandı ve hemen bir tasarım yaptım.
Yok yok şaka.
Yıllaaar önce pinterestte gördüğümde; sanfıransiskoda yaşayan 35 yaşında bir ancelina’nın yaptığını düşündüğüm ve fakat Bursa’da yaşayan 20 yaşında bir Ersin‘in yaptığını öğrendiğim; Türkiyemizin en iyi geridönüşümünün -ufak değişimler kattığım- bir taklidi benimki.
Bir süre hayretlilikten kurdeşen döktüm. Sonra baktım ki bu projenin ana malzemesinden bende de var. Üstelik buna çok ihtiyacım var ve bu haliyle hiçe yakın işlevsellikte. O zaman haydi Bauhaus’a dedim.
***
Kullandığım malzemeler şöyle:
1 büyük,8 küçük parça kontraplak
Polisan su bazlı parlak boya(x1)
Ahşap boyası renk tüpü(siyah)
8 adet kulp
16 adet menteşe
Siyah sprey boya
Sprey vernik
Zımpara
Cetvel
***
Arka kısmı kapatmak için bir büyük parça, ön kapaklar için de 8 küçük parça kontraplak kestirdim. Bauhaus’ta istenilen ölçüye göre ücretsiz kesim yapılabiliyor.
Boyayı ikiye böldüm ve yarısını siyah renk tüpü yardımıyla gri renge çevirdim. Kapakları önce koyu griye boyadım. İş yaparken kendimden geçer ve hafızamı kaybederim normalde ama, durup bu aşamayı fotoğraflandırmam çok iyi olmuş.
Ham ve griye boyanmış hali böyle görünüyordu.

Kuruduktan sonra üzerine beyaz boyayla eskitme yaptım. O da tamamen kuruyunca parçalı bir görünüm vermek için cetvelle hizalayıp düz bir çizgi şeklinde zımpara geçtim. (Benim en sevdiğim fikir buydu)
En son sprey vernik uygulayarak kapakları bitirdim.
Menteşe ve kulpları da siyaha boyadım ve sprey vernikle boyayı sabitledim. Evet, vernik kullanmayınca tüm boyalar mutlaka atıyor.
Hepsini bi süre kurumaya bırakmak gerekiyor. 3 saat falan yani. Beklemek sıkıcı ama monte ederken ister istemez baskı uygulanıyor ve kuru gibi görünse de sertleşmeyen boya dağılabiliyor.
Sonra ver elini cinnetler!
Kuruduktan sonra ”ay dur,ay dikkat et, bak çizilirse asla konuşmam senle” diye diye eşime monte ettirdim. Ama bence yine de siz kendiniz monte edin, sabah uyandığınızda onun değil sizin kollarınız ağrıyor olacak ama yine de bu ortak bi çalışma olmuş olacak.
YEK YEA!
(Sansar Oğuzluktan öldü.)
***
Değişimden önceki hali,
Bu da değişimden sonra,

(IKEA EXPEDİT DEĞİLMİŞİM GİBİ ÇEK KANKA)



***
İşte bu kadar.
Bu işe başlarken konsolun görsel güzelliğinden emindim ama açıkçası bu derece fonksiyonel olacağını beklemiyordum. Masa örtüleri, tencereler ve yüz elli bin tane kavonoz doldurdum içine.
Gelip gidip baktım, baktıkça güldüm, güldükçe sevdim. Hala da seviyorum.
Sevgiler.
Yorumlar
Yorum Gönder